12 Aralık 2008 Cuma

İKTİSAT FAKÜLTESİ İŞGALİ 1 NO'LU BİLDİRİ- Yunanistan'dan


Ve nihayet bu cinayetle birlikte devlet hakettiği yanıtı alıyor. Devletin baskı güçleriyle çarpışan, tüketim tapınaklarına, bankalardaki yasal soygunculara ve karakollardaki yasal katillere saldıran binlerce genç, işçi, işsiz ve göçmen tarafından yakılan şehrin sokaklarında veriliyor yanıt.Cumartesi akşamı özel güvenlikçi aynasızın teki Eksarhiada Aleksis Grigoropulosu soğukkanlılıkla kurşunladı. Olayın kendisi ve devamında aynı gece bütün ülkeye yayılan isyan ve direniş eylemleri yoruma mahal vermiyor. Sözkonusu devlet cinayeti, bardağı taşıran son damlaydı. Toplumun büyük kesimlerinin maruz kaldığı gündelik şiddet ve terörün, toplu işten çıkarmaların, ekonomik sefaletin, polis terörünün, akşam haberlerinden yayılan psikolojik terörün doldurduğu bardaktaki son damla. Üstelik sözkonusu devlet cinayeti münferit bir vaka değildi. Toplumsal hafızası sağlam olanlar, 15 yaşındaki Mihali Kalçezanın 1985 kasımında Melista adlı aynasız tarafından öldürülüşünü, 23 yaşındaki İrakli Maragakinin Girit İraklioda özel güvenlik tarafından yakın zamanda öldürülüşünü, 43 yaşındaki Maria Kulurinin mücadeleci Levkimide öldürülüşünü hatırlayacaklar. Ve demokratik rejim boyunca katledilen diğerlerini... Ayrıca, devletin ve sermayenin genel olarak katletmek gibi bir politikası olduğunu da unutmuyorlar. İşçilerin zindanlarında gündelik cinayetler olan iş kazalarından, mesela Peramadaki liman işçilerinin temmuz ayındaki günlük ölümlerinden, sayısız (ve isimsiz) göçmenin Yunan devletinin sınırlarında yediği dayaktan, katledilmelerinden, demokrasi cehennemi zindanlarda tutukluların katledilmesinden hiç sözetmeyelim. Ve nihayet bu cinayetle birlikte devlet hakettiği yanıtı alıyor. Devletin baskı güçleriyle çarpışan, tüketim tapınaklarına, bankalardaki yasal soygunculara ve karakollardaki yasal katillere saldıran binlerce genç, işçi, işsiz ve göçmen tarafından yakılan şehrin sokaklarında veriliyor yanıt. Mücadele, kaldırıları kırıp aynasızlara fırlatan mahalle sakinlerine, çevik kuvvetle çatışan göçmenlere, okullarını işgal eden ve sokaklara akarak dövüşen öğrencilere yayılıyor. Medya, çatışmaların toplumsal-sınıfsal karakterini gizlemek için uğraşıyor. Bir yandan timsah gözyaşları akıtıp diğer yandan toplumu isyancıların karşısına dikmek için büyük ve çokuluslu şirketlere yönelik saldırıları uç tepkiler olarak sunuyor. Bu soğukkanlı cinayeti devlet şiddetinin münferit vakası olarak görmediğimiz gibi, sadece kötü sağcılara değil, bütün hükümetlere ve toplamda baskıcı ve sömürücü burjuva demokratik rejimine karşı başkaldırıyoruz. Bu yüzden herhangi bir bakanın ya da hükümetin istifasını falan istemiyoruz. Ne de bu cinayetin ardından adaletin yerini bulması gibi bir beklentimiz var. Adalet, hiçbir devlet cinayetinde sözkonusu olmadı, şimdi de olmayacak. Sadece yayılan öfke, sokaklarda verilen yanıtın keskinleşmesi... Hepimizin farkında olduğu baskıcı gerçekliği, üzerinde yükseldiği kapitalist sistem ve otoriter ilişkileri toplumsal-sınıfsal öfkemizin hedefi haline getirmeyi arzuluyoruz. Toplumsal-sınıfsal çarpışmanın bir mevzisi olan ASOEE (İktisat Fakültesi) İşgali, sokaklardaki kolektif eylemlerin biçimlenmesi ve bilgilendirme için açık bir mekan. Üniversitelerin işgalini, hiçkimsenin devlete karşı yalnız kalmaması için verdiğimiz mücadelenin alanı, devlet baskısına karşı güçlerimizin yeniden örgütlenmesi ve özörgütlülük alanlarına dönüşmesi için aynı zamanda önemli görüyoruz. Bu yüzden İktisatta işgal sürecek.


ÇATIŞMALARDA GÖZALTINA ALINANLAR SERBEST BIRAKILSIN!HİÇBİR DEVLET CİNAYETİ YANITSIZ KALMASIN!ZAMAN GEÇTİKÇE ÖFKEMİZ BÜYÜYOR!AYNASIZLAR! KATİL DOMUZLAR!


Son sözü henüz söylemedik! Bunlar Aleksinin geceleri!


(ASOEE) İKTİSAT FAKÜLTESİ İŞGALCİLERİ

Fatsa Belgeseli (Herkes İzlesin Diye..)